Ameliyatsız Bel-Boyun Fıtığı Tedavisi

Bel, Boyun Fıtığı Nedir ve Belirtileri nelerdir?
Omurgalarımızın arasındaki diskin içerisinde bulanan jel kıvamındaki sıvının düşme ,çarpma,ağır kaldırma gibi nedenlerle yada ani bir hareketle etrafındaki kılıfın yırtılarak dışarıya sızması ve sinir üzerine baskı yapmasıdır.
Boyun yada bel tutulmalarında sık olarak tekrarlamalar olur. Yani bel yada boyun tutulmalarımız sık tekrar ediyorsa dikkat etmek gerekir bunlar öncü belirtilerdir. Daha sonra ya giderek artan ve dayanılmaz olan yada ani ve şiddetli ama geçmeyen ağrılar başlar ki ne kadar ilaç alsanızda hiçbir rahatlama olmaz. Hatta o hale gelir ki şiddetli ağrı nedeniyle gece uyuyamaz duruma gelinir. Çünkü fıtık artık daha belirgin olmuş ve sinir dokusunda etkisini göstermeye başlamıştır.

Kliniğimizde bel/boyun fıtığı tedavisi nasıl yapılıyor?
Hastanın ayrıntılı muayenesi ve hikayesi ile birlikte MR görüntüleri değerlendirildikten sonra hastanın ağrı şiddetine, ağrının başlama zamanı ve fıtığın büyüklüğüne göre tedavi basamakları belirlenir.
Öncelikle ağrının şiddetine göre omuriliğin arasından girilerek fıtığın olduğu alana enjeksiyon yapıyoruz yada çok şiddetli ağrı olgularında epidural mesafeye çok ince bir kateter takıyoruz ve bu kateter aracılığı ile devamlı ilaç uygulaması yapıyoruz. Bu uygulama ağrının şiddetini hızlı bir şekilde azaltıyor yada kaybediyor. Ardından fıtığın oluştuğu bölgenin kanlanmasını arttırmak ve vücudun dolaşım ve enerji dengesini düzenlemek için Nöralterapi tedavisine başlıyoruz.
Bu sayede oksijenlenmesi ve kanlanması bozulan diskin veya sinirin beslenmesi artacaktır. Nöralterapi yaklaşık 4-5 seans süren ve ciltte kabarcıklar oluşturarak yapılan bir tedavidir. Bu tedavide cilde bir lokal anestetik ilacın sulandırılmış şekli verilmektedir. Bu tedaviyle birlikte proloterapi tedavisine başlanır. Proloterapi omuriliğin etrafındaki asıcı ve tutucu bağların kemikle birleşim noktalarına çok ince bir iğne ile girilerek ilgili alana %5 dekstroz solüsyonu (serum) verilmesi esasına dayanır. Proloterapi tedavisinde ilaç olarak hiçbir madde kullanılmaz, sadece serum(%5 dekstroz) kullanılır. Bu sayede fıtığın olduğu alanda güçlü bir tamir mekanizması aktive edilmiş olur ve vücut bu alanı çok güçlü bir şekilde tamir etmeye başlar. prolterapi seansları 3 haftada 1 kez olmak üzere toplam 4-6 seanstan oluşmaktadır. Seanslara PRP tedavisi de eklenmektedir.
Yukarıda anlattığımız tedaviler bel yada boyun fıtığı tedavisinde genellikle yeterli olmaktadır. Bugüne kadarki bel ve boyun fıtığı tedavisini başarıyla tamamladığımız hastalarımızda sadece bunları uyguladık. Bu tedavilerin en önemli avantajı neredeyse yok denecek kadar az olan yan etkilerinin olmasıdır. Ayrıca bu tedaviler uygulanırken hastalarımızın hiç ağrısı olmamaktadır ayrıca işlem sonrası hastalarımız hemen evine gönderilmekte ve günlük hayatlarına devam edebilmektedirler.
Bu tedaviler yeterli olmazsa daha ileri tekniklerle yolumuza devam ediyoruz.

1. Disk içi ozon tedavisi

Bu tedavide ameliyathane şartlarında görüntüleme cihazı eşliğinde fıtığın içine ince bir iğne ile girilerek medikal ozon gazı verilir. Ozon Diskoliz işlemi ameliyatsız, narkozsuz, kansız kısa sürede gerçekleştirilebilen etkili bir yöntemdir. Klinik olarak bel ağrısı, bacak yada kollara yayılan ağrılarla birlikte MR görüntüsünde fıtık tesbit edilen hastalar ilaç tedavisine yada fizik tedavi uygulamalarına yanıt vermiyor ağrılar devam ediyorsa bu yöntem idealdir denilebilir. İşlem sırasında diskin içindeki dokular mumyalaşır, kurur, disk su tutamaz yani şişemez. Dolayısı ile ağrıya neden olan maddeleri de salgılayamaz.

2. LASER Mikrodiskektomi

Lazer ışınları kullanılarak bel ve boyun fıtıklarını dekompres etme girişimidir. Küçük fıtıkların tedavisinde altın standart olarak kullanılmaktadır. Ameliyathane koşularında tamamen steril şartlarda hazırlanan hasta görüntüleme cihazları eşliğinde fıtığa neden olan disk dokusu içerisine öncül ince bir iğne ile girilerek lezyon yapılacak bölge doğrulanır. Bu kılavuz iğnenin içerisinden LASER ışınlarını disk içerisine ulaştıran kabloların montajı tamamlanır ve işlem başlar, yaklaşık 2 dakikada tamamlanır. Acısız ve neştersiz, narkozsuz olan bu uygulama etkin bir yöntem olup fıtık dokusunun bir kısmı buharlaştırılarak eritilmiş olur. Küçülen disk sayesinde hastalar fıtıktan kurtulur. Bu girişimden 1 saat sonra hastaları evine gönderiyoruz. 2 gün yatak istirahati ve özellikle ilk hafta ayakta fazla kalmaması ve ağır kaldırmaması önerileri ile taburcu edilir. Belirli koşullarda oldukça etkin bir yöntem olup başarı oranı %90’lar civarındadır

3. DEKOMPRESYON / NÜKLEOPLASTİ

Bu işlem bel kayması nedeniyle meydana gelen bel ağrısı ve bacak (radiküler) ağrıları için yeni uygulanmaya başlanmıştır, genellikle koruyucu yöntemlerden yeterince fayda göremeyen ve geleneksel cerrahi tedaviye kıyasla daha az girişimsel yöntemleri tedavisinde kullanmak isteyen hastalar için uygundur.
Bu işleme “Perkütan Diskektomi” de denir. İşlem röntgen cihazı yardımı ile uygulanır ve lokal anesteziye ek olarak zaman zaman hafif sedasyon da uygulanabilir. Bu işlem geleneksel cerrahiye göre çok daha az girişimseldir.

Hangi tip ağrılar tedavi edilebilir?
Bel kayması nedeniyle oluşan bel ve bacak ağrıları bu yöntemle tedavi edilebilir.

İşlem nasıl uygulanır?
Dekompressor diskektomi probu, dışarıya taşan disk materyalini temizleyerek sinirlerin çevresinde bulunan ve ağrıya neden olan baskıyı ortadan kaldırır.

İşlem ağrılı mıdır?
Dekompressor diskektomi probundan kaynaklanan bir ağrı olmaz. Teknolojideki bu ilerleme ile tek bir iğne girişi ile işlem gerçekleştirilebilmektedir.

İşlem ne kadar sürer?
Genelde toplam işlem süresi 15 dakika ile 1 saat arasında değişmektedir.

Bu işlemi hangi doktorlar uygulayabilirler?
Anestezi Reanimasyon ve Ağrı uzmanları, ortopedik cerrahlar, beyin ve sinir cerrahları, radyologlar tarafından işlem uygulanabilir. İşlemi uygulayacak olan doktorun deneyimli olması şarttır.

İşlemden sonra ağrı iyileşir mi?
Bazı vakalarda ağrının tamamen ortadan kalktığı bildirilmiştir. Bazı vakalarda ise perkütan diskektomi sonrasında uygulanan yeterli bakım ve tedavi ile ağrının kabul edilebilir seviyelere indiği bildirilmiştir.

İşlemden Önce

Hastanın işlemden önce uyması gereken kurallar ve yapması gerekenler şöyledir:

  • Eski röntgen, tomografi ve MR görüntülerinizi beraber getiriniz.
  • Doktorunuzu her gün kullandığınız ilaçlar konusunda uyarınız; kan sulandırıcılar (örn.coumadin, aspirin, plavix), vitaminler ve diğer ilaçlar.
  • Alerjik bir durumunuz varsa, mevcut bir enfeksiyonunuz varsa, hipertansif iseniz, astım, diyabet ya da solunum sistemi ve kalp-damar sisteminiz ile ilgili anormal bir durumunuz varsa doktorunuzu uyarınız
  • İşlemden en az 5 gün önce aspirin ya da diğer benzeri ilaçları kullanmayı bırakınız.
  • İşlemden en az 5 gün önce gingko biloba içeren bitkisel ilaçlar kullanmayı bırakınız.
  • İşlemden en az 3 gün öncesinde NSAID (ibuprofen gibi) kullanmayınız.
  • İşlemden en az 6 saat önce katı ve sıvı gıdalar almayı bırakınız, tedaviniz gerektiriyor ise ilaçlarınızı çok az miktarda su ile alabilirsiniz.
  • İşlem zamanından en az 30 dakika önce hastanede olunuz.

İşlemden sonra size refakat edecek bir yakınınızı mutlaka beraberinizde getiriniz.

İşlemden Sonra

  • İşlemden sonra doktorun gerekli gördüğü süre hastanede kalmanız gerekmektedir.
  • Evinize kadar bir yakınınızın refakat etmesi yararlı olacaktır.
  • İşlemin uygulandığı bölgeye en az 3 gün boyunca belirli aralıklarla bu uygulanması yararlı olacaktır.
  • En az 3 gün kadar yatak istirahati gerekmektedir ve bu sürede yürüme ve oturma süreleri de en fazla 30 dakika ile kısıtlanmalıdır.
  • En az 3 gün bel hareketlerinin ve ağırlık kaldırmanın kısıtlanması gerekmektedir.
  • Ağrı kesici tedavinin 3 ile 30 gün arasında kullanılmaya devam edilmesi gerekebilir.
  • Normal günlük yaşantınıza yavaş yavaş geri dönmenizde fayda vardır.
  • İşinizin ağırlığına bağlı olarak 3 gün içerisinde işinize geri dönebilirsiniz.
  • İşlemden 7 gün kadar sonra doktor gözetiminde germe egzersizleri, fizik tedavi ve masajla tedaviye başlanabilir.
  • Kısıtlı fizik aktiviteye işlemden 30 gün sonra başlanabilir.
  • En az 3 ay kadar koruyucu fizik tedavi uygulanmasına devam edilmelidir.
  • Bel korseleri mutlaka gerekli olmamakla birlikte iyileşmeyi hızlandırıp ağrının azalmasında yararlıdırlar.
  • Her hastada iyileşme süreci farklılıklar göstermektedir.

4. DİSK NÜKLEOTOMİ

Bu teknik nükleoplasti yöntemine benzemekle birlikte burada yapılan işlem fıtığa neden olan disk dokusunun uharlaştırılması değil otomatik olarak boşaltılması işlemidir. Ameliyathane ortamında ve tamamen steril koşullar altında yapılan bu işlemde hastaya narkoz verilmez, neşter de kullanılmaz. Tamamen acısız ve kansız bir girişimdir. C kollu dediğimiz hareketli röntgen cihazlarının görüntülemesi eşliğinde ve iğnelerin giriş yeri lokal anestezi ile uyuşturularak diskin içerisine girilir ve fıtığa neden olan diskin jelimsi hücreleri otomatik olarak kesilir ve emilerek dışarı alınır.
Merkezi boşalan diskte yani yastıkçıklarda sinirlere baskı yapan bombeleşmiş kısım geri çekilmekte bu sayede sinirlere baskı yapan olay ortadan kalkarak anormal durum düzelmekte hasta fıtığından kurtulmaktadır. Bu işlem tamamen mekanik bir girişim olup, deneyimli ellerde sorunsuz olarak uygulanmaktadır. Bu girişim yaklaşık 15 dakika sürer. Hastayı işlemden 2 saat sonra gönderiyoruz. 2 gün yatak istirahati ve 1 hafta ağır kaldırmaması ve fazla ayakta kalmaması önerileri ile hastaları taburcu ediyoruz. Bu girişimde başarı oranı %85’ler civarındadır. Biraz pahalı bir yöntemdir.

5. RADYOFREKANS TERMOKOAGÜLASYON

Bu teknikte de aynı şekilde Ameliyathane ortamında ve tamamen steril koşullar altında yapılan bu işlemde hastaya narkoz verilmez, neşter de kullanılmaz. Tamamen acısız ve kansız bir girişimdir. C kollu dediğimiz hareketli röntgen cihazlarının görüntülemesi eşliğinde ve iğnelerin giriş yeri lokal anestezi ile uyuşturularak fıtığın baskı yaptığı ve hasarlandırdığı sinir bulunarak tedavi tamamlanır.

Diğer Mezoterapi Tedavileri

Diğer Tedaviler

TOP